Sade Hayat Dergisi

Haberler

Arılar Ölüyor, Dünyanın Sonu mu Geliyor?

“Keneler artıyor, arılar ve balıklar ölüyor, ektoparazitler yayılıyor, Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin ardından, Türkiye sıtma tehditi altında.” Küresel ısınma ile artan hava sıcaklıkları ve salgın hastalıklar ne anlama geliyor? Prof. Dr. Levent Aydın’a sorduk.

Einstein’ın söylediğine göre arılar yok olduğunda insanların en fazla dört yıl yaşayabiliyor. Aldığımız haberler gün geçtikçe arıların yok olup azaldığı yönünde. Küresel ısınma, keneler, gelen olumsuz haberler geleceğimizden endişe etmemize sebep oluyor. Küresel ısınma ile artan hava sıcaklıkları ve salgın hastalıklar ne anlama geliyor? Gelecekte bizi bekleyen tehlikeler neler?

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın’ın görüşleri şöyle:

“İnsan sağlığı tehdit altında!
Kenelerle mücadele sırasında özellikle şehir merkezlerinde yapılan ilaçlamaların Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına engel olması yönünde herhangi bir etkinliği yoktur. Bunun yanında yoğun ilaç kullanımı arılar başta olmak üzere balıklar ve doğanın dengesini sağlayan birçok yararlı artropodları da olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle kontrolsüz, gün içinde zamansız yapılan ilaçlamalar sadece bu canlıları değil insan sağlığını da tehdit etmektedir.

“Arılar” ve “balıklar” ölüyor!
Örneğin, “deltametrin” gibi ilaçlar yoğun arı ve balık ölümlerine sebep olmaktadır. Arıların en büyük etkinliği ürettikleri bal, arı sütü, arı zehiri vb. ürünlerde değil, tozlaşmayı ve bitkisel üretimi arttırmasıyla orantılıdır. Son yıllarda görülen arı ölümleri için birçok hipotez öne sürülmesine karşı küresel ısınmanın ve buna bağlı olarak bazı virus türlerinin aktivasyonu sonucu olduğu CCD “Koloni Çökme Bozukluğu” olarak isimlendirildiği belirtilmiştir.

Arı ölümleri %40’ın üzerine çıktı!
Bununla birlikte baz istasyonları elektromanyetik kirlilik gibi olaylardan söz edilmesine karşın bu olayın birdenbire başlaması CCD “Koloni Çökme Bozukluğu” şüphesini daha ön planda tutmaktadır. Arılarda %5-10 civarındaki kış kayıpları bazı odaklarda normal olmasına karşın, geçtiğimiz yıllarda CCD “Koloni Çökme Bozukluğu” şüphesiyle arı ölümleri %40’ların üstüne çıkmıştır.

Doğa kendini yenileyemiyor!
Bal arıları gibi bazı böcek türleri de çevresel ilaçlamalardan etkilenmekte, onların ölümleri ve yok olmaları doğanın kendini yenilemesine, bitkisel çeşitliliğin artmasına engel olmaktadır. Bu nedenle çevresel ilaçlamaların gerekliliği tamamen ortaya konduktan sonra yapılmalı, bu olgu iyice irdelenmelidir.

Geçtiğimiz yüzyılda ülkemizin de içinde bulunduğu kuşakta ortalama sıcaklık 0,80C artmasına karşın bu artışın 2100 yılına kadar farklı odaklarda 1,5 ile 4,5 0C daha yükseleceği bildirilmektedir. Küresel ısınma ile birlikte denizlerin su seviyesi de önümüzdeki 100 yıl içinde 47 cm artacaktır. Fosil yakıtlar, orman tahribatı ve doğal dengeyi hızla değiştiren büyük projeler (Assuan-Mısır,GAP-Türkiye,Trans Amazaon Otoyolu-Brezilya vb…) hayvan ve insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık etkeni ve onu taşıyan artropodların yaşam alanlarını değiştirmesine ve genişletmesine neden olmaktadır. Birçok ektoparaziter etken bulundukları ortalama adapte olma özelliğine sahip olmalarına karşın 18-26 0C çevre ısısı %60-80 nispi nemde en ideal gelişme ve çoğalma şansına sahiptir.

Ektoraparazitler yayılıyor!
Geçtiğimiz yıllarda Afrika’ya özel tropikal birçok ektoparazit küresel ısınma ile ekvatordan hem kuzeye hem de güneye yayılarak etki alanlarını genişletmektedir. Özellikle tropikal Afrika’ya göç eden kuşlar geri dönüşlerinde bu parazitleri yeni odaklara taşımaktadırlar. Ektoparazitler küresel ısınma sonucu yeni odaklara kolayca adapte olabilmektedirler ve taşıdıkları enfeksiyon etkenlerini yeni bölgelere yaymaktadırlar.

Türkiye sıtma salgını tehditi altında!
Bugün dünyada yaklaşık 14 bin sinek, 1500 pire, 2000 bit ve 850 kene türü kan emme özelliğine sahiptir. Bunların birçoğu sadece kan emmekle kalmaz aynı zamanda hayvanlara ve insanlara virüs, bakteri, protozoon ve riketsia enfeksiyonlarını taşırlar ve böylece subtropik kuşağa enfeksiyonlar getirmektedirler. Küresel ısınmaya bağlı olarak içinde bulunduğumuz yüzyıl içinde Dünya Sağlık Örgütüne göre aralarında Türkiye, Azerbaycan ve Tajikistan’ında bulunduğu Avrupa ve bazı Asya ülkeleri sivrisineklerle taşınan sıtma salgını açısından ciddi tehdit altındadır.

Özellikle ülkemizin doğu ve güney bölgelerinde 1996 yılından itibaren su toplayan 11’e yakın baraj ile GAP projesi bölgenin ikliminde kalıcı değişikliklere sebep olmuş ancak bununla birlikte birçok vektör ektoparazit ve buna bağlı olarak sıtma, leishmania, lyme vb birçok hastalık hızla yayılışa geçmiştir. Artış insan ve hayvan sağlığını tehdit eden boyuttadır. Unutulmamalıdır ki bir sivrisineğin bir gecede 1 km. uçabilmesi için en az 6 defa kan emmek zorundadır. Bu da olayın ciddiyetini ve sıtma gibi hastalıkların hızla artışının sebebini açıklayacaktır.

Ciddi salgın hastalıklara karşı hazırlıklı olmalıyız!
Son yıllarda ülkemizde görülen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar vektör kenelere bağlı olarak önce 1 vilayette görülmesine rağmen kısa sürede 20 vilayette görülmüştür. Yakın bir gelecekte birçok vektör hastalık küresel ısınmanın sonucu subtropik kuşakta yaygın ve ciddi problemlere yol açacaktır.

Geçtiğimiz yıl Güney İtalya ve İspanya’da görülen tick-borne ensefalit (TBE) önemli insan epidemileri oluşması buna en iyi örnektir.

Ülkemizin Sağlık, Tarım ve Köyişleri Bakanlıkları ile Araştırma Kurumlarımızın ilgili bölümleri önümüzdeki yıllarda küresel ısınmaya bağlı olarak ciddi salgınlara karşı hazırlıklı olmak zorundadır.”

www.iyibilgi.com özel Nihal Doğan

YASAL UYARI: Yayınlanan yazıların tüm hakları Yeryüzü Doğal Ltd. Şti.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı ve konular izinsiz, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz, alıntı yapılamaz.

Bir Cevap Yazın